KHK uygulamalarının en ağır ve kalıcı sonuçlarından biri, ihraç edilen kişilerin ve/veya çocuklarının eğitim hakkının doğrudan veya dolaylı biçimde ihlal edilmesi olmuştur. KHK’lı bireylerin kendileriyle birlikte çocukları da güvenlik soruşturması, idari fişleme ve ayrımcı uygulamalara maruz bırakılmış; burs, yurt, üniversiteye giriş, lisansüstü eğitim ve mesleki sınavlara erişim gibi temel eğitim olanakları keyfî biçimde engellenmiştir.
Kredi ve Yurtlar Kurumu bursları, üniversite başvuruları, yüksek lisans ve doktora programları ile TUS gibi merkezi sınavlarda, bireysel bir kusur ya da hukuki isnat olmaksızın yalnızca “KHK’lı yakını” olma durumu dışlayıcı bir kriter haline getirilmiştir. Bu uygulamalar, Anayasa’nın 42. maddesiyle güvence altına alınan eğitim hakkının yanı sıra, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’de yer alan “çocuğun üstün yararı” ilkesini de açıkça ihlal etmektedir. Devletin, ebeveynin hukuki statüsünden bağımsız olarak çocuğun eğitim hakkını koruma yükümlülüğü bulunmasına rağmen, KHK sürecinde çocuklar fiilen cezalandırılmış; eğitim hakkı bir sosyal hak olmaktan çıkarılarak kolektif bir yaptırım aracına dönüştürülmüştür. Meydana gelen olaylardan bazıları şunlardır ;
- Kredi ve Yurtlar Kurumu’nun öğrencilere verdiği burs ve yurt hizmetinden güvenlik soruşturması gerekçe gösterilerek KHK’lıların ve akrabalarının faydalanması engellenmiştir.
- Üniversiteler, KHK ile içten çıkarılanların lisans başvurularını almamıştır. Bazı idari mahkemeler bu yöndeki kararları hukuka aykırı bularak iptal etmesine rağmen bir çok üniversite KHK’lıların lisans başvurularını kabul etmemiştir.
- KHK’lılar bir çok üniversite tarafından yüksek lisans programlarına OHAL gerekçe gösterilerek kabul edilmemiştir.
- 23 Ocak 2017 tarihli ve 683 sayılı KHK’yla yapılan bir düzenleme ile KHK’larla görevden uzaklaştırılan kişilerin doçentlik başvurularına ilişkin işlemler durdurulmuştur.
- 2018 yılında yapılan bir düzenleme ile getirilen öğrenci affında KHK’lılar kapsam dışı bırakılmıştır.
- Tıpta Uzmanlık Sınavı’na (TUS) giren KHK’lıların başvuruları değerlendirmeye alınmamış, KHK’lı oldukları gerekçesiyle yerleştirme yapılmamıştır.
- Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu’nun (TÜBİTAK) merkez ve enstitülerinde yürütülen veya kurum tarafından desteklenen araştırma projelerinde görev alan lisans öğrencilerine sağladığı burs desteğindan KHK’lıların faydalanmasını engellemiştir.
- Adana Ticaret Odası’na bağlı Sosyal Hizmetler ve Eğitim Vakfı ATOSEV 2019-2020 öğretim yılında üniversite öğrencilerin burs alabilmesi için adaylara bir taahhütname imzalama şartı getirilmiştir. Taahhütnamede; “…devlete ve milli güvenliğine karşı faaliyette bulunan yapı, oluşum veya gruplara, üyeliğim, mensubiyetim, yakınlığım veya irtibatım bulunmamaktadır.” şeklinde ifadeler yer almıştır.
- Sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanması için düşük gelirli vatandaşlara verilen yeşil kart uygulamasından KHK’lıların faydalanması engellenmiş, yeşil kartlı KHK’lıların kartları iptal edilmişitir.
- KHK’lar yayınlanmadan önce doğum yardımına başvuran KHK’lılar, doğum sonrası almaları gereken yardım ödemesini alamamışlardır.
- KHK’lıların bakıma muhtaç yakınları için yaptıkları evde bakım aylığı (refakatçi aylığı) başvuruları reddedilmiştir.
- Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın 23 Ağustos 2016 tarihinde gönderdiği genelgeyle tüm birimlere ‘FETÖ/PDY yapılanmasıyla’ mücadeleye yönelik çalışmalarda her türlü tedbirin alınması talimatı verilmiştir. Bu genelgeyle koruyucu aileler de inceleme altına alınmış, ebeveynlerden biri Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç olan koruyucu ailelerin evlat edindikleri çocuklar ailelerden alınmıştır.